Vultus Anime Vultus Anime Vultus Anime Vultus Anime
^ Slow Connection? Turn Off HD

The story that takes place between the alchemist and the young man, questioning different viewpoints towards life with the usage of surreal symbols.

Vultus Film Cover ^ Watch on Vimeo

Monologue

en | tr

Alchemist | 2:17 - 5:40

Son, I have a story: There are these two young fish swimming along and they happen to meet an older fish swimming the other way, who nods at them and says "Morning, boys. How's the water?" And the two young fish swim on for a bit, and then eventually one of them looks over at the other and goes "What the hell is water?"

This question can only be answered by infinity. Every life that takes part in this infinity might find a unique answer based on what it has seen, comprehended, distilled and accumulated from its experiences. What I am about to tell you will surely not be different than what I just told you.

The key answer to “what life is” can be found when you are capable to see the reality that’s burried deep inside a part of you, when you listen to it, feel it and finally fully comprehend it. To find the answer, you should leave the routines, usuals and chase the bizarre, extraordinary. Maybe by then, you can meet your true self for the first time. In any case, your essence will tell you the necessity to change where you stand and to look at life from different points of view. It’s your job to deploy where your essence lands in the pool of viewpoints. The most I can do is to share my beliefs with you based on my experiences.

First and foremost, forget what others imposed on you and what they desired you to do. Because the others would only want to reign over your life. Yes, we created our rulers, which we worshipped and felicitated. We admired the thoughts that didn’t even blong to us. We masked ourselves with religions and ideologies. We embraced ideologies, started wars and committed genocides. We became fascists, socialists, communists, capitalists, imperialists, anarchists, constructivists but we couldn’t be human.





Narrator | 7:44 - 8:14

A photograph is an image of an object or a self. The production of a photograph depends on the lights that go through the lenses. Photograph is a technical application that freezes slices of time. In the art of cinema, this paradox doesn’t exist. Cinema reflects the true self of an object for a time period. We can see the transformation of an object in cinema just like how it happens in real world.





Boy | 8:36 - 9:52

Void. I don’t even know to whom I am speaking to. It felt like salvation...maybe it was drowning. I now remember her face...the most angelic and meaningful face. She welcomed me with the most beautiful eyes that should never had been blurred with the sight of this world. Even then, I didn’t know where I was. Cold...and numbness. Yes, now I remember the scene. It was a kind of Clockwork Orange effect. I remembered the movies I have seen. Were they real? It was the power of cinema. And again I understand the power of perception. Or was it the power of cinema like the autheurs Bergman and Godard once tried to state? Was cinema superior than reality?





Alchemist | 10:10 - 14:18

We handed others the right to use our own power against us. We all lived head over heels in love with our executioners. As a result, we estranged from ourselves, fell into the dark pool of loneliness and became afraid of ourselves. We always otherized. We very well could label someone as “someone else” even before we could be ourselves. We always wanted more and nothing could satisfy us.

Well, were we able to start a new beginning at the end of all this? Could we find freedom? If we were asked “How is water?” We, all of us who had been thrown into this massive chaos from the first spark of our lives and who lost ourways, would surely respond to this question with a single answer: “ What is water?"

In one of its chapters the Bible provides us with the information on for how long the prophets who lived from the creation of Adam to the birth of Jesus Christ lived and at which age they had children. During the 17th century, some ecclesiastics calculated the creation of universe as B.C. 4004 based on this information. Until the 19th century, people embraced and acknowledged this claim as a fact. Since people essayed to fit the events of millions of years into only 4,000 years, many realities remained left out, some got mixed up, and finally cause and effect relations disappeared.

However, on the timeline of evolution drawn from protozoa to mammals, about 70 million years before our time, a forest rat decided to leave its habitat on the ground and started living on the trees. Over the 60 million years he spent on trees, his body evolved and his hands became developed enough to grab the branches of the trees along with other objects. His skull’s shape shifted to stand straight and his eyes moved from sides to front to see the world and objects in 3D. This same creature, about 12 million years before our time, gained the ability to swing a bat when he went down to savannah and learned to use tools in various ways such as throwing rocks. Science defines this creature as Hominoid (a kind of primate). Whilst this species had been spreading around Africa, it was mutated into three sub species because of diverse environmental circumstances. From these three kinds, two of them dissapeared leaving only one behind to survive. The only species that succesfully survived was called Homo habilis which mutated into Homo erectus, upright man, about one million years ago from today and then evolved into Homo sapiens which means, wise man.

Simyacı | 2:17 - 5:40

Evlat, şöyle bir hikayem var: İki genç balık birlikte yüzüyorlarmış. Yanlarından geçen yaşlı bir balık başıyla onlara selam verip, ‘’ Günaydın çocuklar. Su nasıl?’’ diye sormuş. Biraz daha yüzdükten sonra genç balıklardan biri diğerine dönmüş ve dayanamayıp sormuş: ‘’Su nedir ki?’’

Bu cevabı sonsuz bir sorudur. Bu sonsuzluk içinde var olan her yaşam, bu soruya yaşadıklarından gördüğü, anladığı, damıttığı ve biriktirdiği kadar cevap verebilir.

Benim de sana söyleyeceklerim, elbette bunlardan ibarettir.

Hayatın ne olduğu sorusunun cevabı, o hayatın bir parçası olan senin içindeki hakikati görebilmende, dinlemende, hissetmende ve anlamanda yatar. Bunun için rutinden, olağandan uzaklaşıp farklılığın, sıradışılığın peşinden gitmen işini kolaylaştırır. Belki o zaman kendi özünle ilk defa karşılaşabilirsin. Zaten özün sana doğası gereği bulunduğun yeri değiştirmeni, hayata farklı açılardan bakmanın gerekliliğini söyleyecektir. Benim elimden gelen ise yaşadıklarımdan yola çıkarak, kendi bakış açımın ne olduğunu seninle paylaşmaktır.

Önce sana dayatılan, ötekinin arzuladığı her şeyi unut. Çünkü öteki senin hayatının üzerinde egemen olmanın peşinde koşar. Evet, o egemenlerimizi biz yarattık, onlarla gururlandık ve onlara taptık. Kendimizin olmayan düşüncelere hayranlıkla baktık. Dinleri ve ideolojileri kendimize sığınak yaptık. Sömürmek için ideolojiler benimsedik, savaşlar çıkarttık, soykırımlar yaptık. Faşist, sosyalist, komünist, kapitalist, emperyalist, anarşist, konstruktivist olduk da insan olamadık.





Dış Ses | 7:44 - 8:14

Fotoğraf, bir objenin veya insanın kendi görüntüsüdür. Fotoğrafın oluşumu mercekler aracılığı ile ışığın geçirilmesi ile olur. Fotoğraf, zamanın kesitini donduran teknik bir işlemdir. Sinemada böylesi bir paradoks görülmez. O, nesnenin zaman içindeki normal varlığını yansıtır. Objeler süreç içinde nasıl bir değişime uğrayabiliyorsa onu sinema içinde de paralel bir şekilde görebilmekteyiz.





Adam | 8:36 - 9:52

Boşluk. Kime anlatıyorum onu da bilmiyorum. Kurtulmak gibi bir histi, belki de boğulmak. Şimdi onun yüzünü hatırlıyorum. Dünyanın en güzel ve anlamlı yüzü. Ve bu dünyayı görmemesi gereken en güzel gözlerle karşıladı beni. Yine de nerede olduğumu bilmiyordum. Soğuk. Ve bir hissizlik. Evet şimdi hatırlıyorum görüntüleri. Bir nevi Otomatik Portakal etkisiydi. Izlediğim filmleri anımsıyorum. Görütüler gerçek miydi? Sinemanın gücüydü bu. Ve tekrar anlıyorum görmenin gücünü. Yoksa Bergman, Godard gibi üstatların bir zamanlar demek istediği gibi sinemanın gücü müydü bu? Gerçeklikten daha önemli bir şey miydi sinema.





Simyacı | 10:10 - 14:18

Onlara, kendi elimizdeki gücü kendimiz üzerinde deneme hakkı verdik. Hepimiz cellatlarımıza aşık bir biçimde yaşadık. Bunun sonucu olarak kendimize yabancılaştık, yalnızlaştık ve kendimizden korktuk. Hep ötekileştirdik. Daha kendimiz olamadan pekala bir başkasını öteki yapabildik. Hep daha çoğunu istedik, hiçbir şeyle tatmin olmadık.

Peki, bütün bunların sonucunda yeni bir yaşam kurabildik mi? Özgürlüğü bulabildik mi? Yaşamanın ilk anından itibaren böyle bir kaosa itilmiş, yolu kaybettirilmiş bizlerin ‘’Su nasıl?’’ sorusuna elbette vereceği tek cevap ‘’Su nedir ki?’’ olur.

Kitabı Mukaddes’in bir bölümünde Adem’in yaratılışından İsa’ya kadar gelip geçen peygamberlerin kaç yıl yaşadıkları ve kaç yaşlarında çocuk sahibi oldukları anlatılmıştır. 17. Yüzyıl’da birtakım din adamlarını bu bilgilere dayanarak yaptıkları hesaplarla evrenin İ.Ö 4004 yılında yaratıldığını öne sürmüşlerdir. Bu görüş dinsel bir gerçeklik sayılarak 19. Yüzyıla kadar benimsenegelmiştir. Milyonlarca yılın olayları dört bin yıla sığdırılmaya çalışılınca, birçok gerçeklik dışarıda bırakılır, ötekiler içiçe geçer, neden sonuç ilişkileri görülmez olur.

Oysa, tek hücrelilerden, memelilere kadar uzanan evrim çizgisi üzerinde, zamanımızdan 70 milyon yıl kadar önce bir orman faresi, yer yaşamını bırakıp ağaçlarda yasamaya başlamış, ağaçlarda geçirdiği 60 milyon yılda, bedeni büyümüş, parmakları dalları, nesneleri iyi kavrayabilecek biçimde gelişmişti. İskeleti arada sırada dik durabilecek biçim almış ve gözleri dünyayı, nesneleri üç boyutlu olarak algılayabilecek biçimde yanlardan öne kaymıştı. Bu canlı, zamanımızdan 12 milyon yıl kadar önce, yaşadığı ormanları kurutan sıcaklık nedeniyle savanaya indiğinde sopa sallama, taş atma düzeyinde ‘’ araç kullanma ‘’ yeteneğine sahip bulunuyordu.

Bilim bu canlıyı iri beyinliler dalının bir üyesi olan Hominoid ( insanımsı canlı ) olarak tanımlar. Bu canlı Afrika’dan dünyaya yayılırken, farklı çevresel koşulların etkisiyle üç türde farklılaşmış, bu üç türden ikisi yok olmuştur. Hayatta kalmayı başaran üçüncü tür ise Homo habilis (eli işe yatkın insan) olarak adlandırılmış, bir milyon yıl kadar önce Homo erectus (tam dikilen insan) , yarım milyon yıl önce de Homo Sapiens ‘’ akıllı insan ‘’ türüne doğru evrim geçirmiştir.

Credits

Cast
Man
Alchemist
Woman
Kid
Mert Bahçecik
Gökhan “Bob” Tansev
Ferhan Şensoy
Doğa Baydar



Written & Directed by
Hasan Can Dağlı


Voiceover Artist
Tim Simmons


Original Music by
Berke Bağatur


Assistant Director
Barlas Apaydın


Director of Photography
Cem Mirkelam


Editing
Hasan Can Dağlı


Script Supervisor
Serhat Dereal


Set Decoration & Costume Design
Zeynep Dağlı


Illustrations
Berat Akdemir


Produced by
Murat Dağlı



PRODUCTION DEPARTMENT

Production Manager
Berk Yılmaz

Line Producer
Kerim Güneyman

Production Assistants
Onur Gazi Caferoğlu
Melih Apaydın
İzgen Diper



VISUAL EFFECTS DEPARTMENT

Post Production Supervisor
M. İzzet Arslan

Visual Effects Operator
Erhan Yıldız

Visual Effects Assistant
Şükrü Fazla



ART DEPARTMENT

Art Director
Cem Mirkelam

Animations
Alican Kurdaş
Barlas Apaydın

Make-Up Artist
Filiz Esen



CAMERA DEPARTMENT

Lead Cameraman
Ferhat Kaya

Assistant Cameraman
Semih Kurt

DIT
Selim Akbaş



SET & LIGHT DEPARTMENT

Gaffer
Osman Topuz

Dolly Grip
Aris Aslanoğlu

Dolly Assistant
Övgü Can Kargı

Best Boy
Rober Bekar
Selim Kutlu



MONOLOGUE REFERENCES BASED ON

“Rede an den Kleinen Mann”
Wilhelm Reich

“Domination and the Arts of Resistance Hidden Transcripts”
J.C. Scott

“Siyasal Bilimler Tarihi”
Aleaddin Şenel

“Keşfini Bekleyen İnsan”
Mahmut Şenol

“Justine ou les Malheurs de la vertu”
Marquis de Sade

“This is Water”
David Foster Wallace

“What is Cinema”
André Bazin



Monologue Supervisors

Deniz Serttürk
Melih Artunay

Translator
Selen Carhoğlu



SPECIAL THANKS TO

1000VOLT
ORION STUDIOS
BİLİMER AKADEMİ





Web Design & Development
Barlas Apaydın



Legal Warning:
This non-commercial movie includes scenes and quotes from third party properties, used within the genuine scenes and dialogues. Rights to such scenes and quotes remain the intellectual property of their respective originators and no claim is assorted thereon.